Annemin, babamın onu çalıştırmayışından dolayı, hiç çalışma tecrübesi olmadı. İş hayatında var olamamanın ve sosyal hayatı yakalayamamış olmanın ezikliği yüreğine çöktü.
Billur Sesli Anneden Miras Tınılar
Çok güzel bir sesi vardı annemin, Türk Sanat Müziği’ne de gırtlağı çok yatkındı. Çok net ve çok duru bir Türkçe’si vardı. Arkadaşları ile katıldığı klasik ev toplantılarında, sesi güzel olduğu için anneme mutlaka istek parçaları gelir, söylediği şarkılarla ortalığı şenlendirirdi. Müziğin armonisine, güzel bir sesin tınısına bu kadar aşina olacak küçük oğlu Yusuf’un, ileride iyi müzisyenleri bir araya getirip, toplantıların çiçek açmasını sağlayacağı hiç Leyla Hanım’ın aklına gelir miydi?
Testiyi Kırmadan Öncesi Önemli
Her kahrımı son gününe kadar çeken, vefakar, borcunu hiç bir şekilde ödeyemeyeceğim annem, evde tek başına kalmamam için arkadaşlarına gündüz ziyarete giderken beni de götürürdü. Yaşıtlarım yok ki oynayıp oyalanayım, bir sürü dedikodu yapan ve oyun oynayan kadının içinde, haklı olarak canım sıkılıyordu. Mızmızlık yapıyordum; “Hadi anne gidelim, hadi anne ne zaman gideceğiz?” şeklinde sürekli anneme rahat huzur vermiyordum. Dersimi almamın zamanı gelmişti. Bir gün yine böyle bir ziyaret öncesi, evden çıkmaya hazırlanıyorduk. Hazırız artık, tam çıkacağız evden, ben ne olduğunu anlayamadan annemden bir temiz dayak yiyorum. “Anne neden vuruyorsun, ne yaptım ben şimdi?” sorumun yanıtı: “ Bu dayak, senin orada mızmızlık yapmaman ve rahat oturman içindi”... O gün misafirliğe gittiğimizde, ben süt dökmüş kedi, ben bir köşede çıt çıkartmadan oturan uslu küçük adam, ben eskiden hiç eser yok bir çocuk... “Leyla, ne oldu bu çocuk hasta mı? Hiç sesi çıkmıyor, ne kadar uslu oturuyor?” tepkilerine annemin yanıtı: “Öncesinde gereken uyarıyı aldı ondandır”. Evet sevgili anneciğim; Öncesinde gereken uyarıyı aldığım için, hayatta bir sıfır galip hissediyorum kendimi.
|