Ne kadar seviyordum ve ne kadar da örnek alıyordum onu! Bu durumun hala değişmeyişi ondan kendime kattığım şeylerin sürekliliğinden kaynaklanıyor. Barış Manço: “Çocuklara ve gençlere verdiği önem, yurt sevgisi, akıllı ve düzgün kişiliği, kültürü, kendini aşma ve sürekli yenilemesi, çağın gerisinde kalmamak için her zaman ileriye bakan özelliği” ile tam bir fenomendi benim için.
Aynalı Kemer İnce Bele
Hayatımdaki yeri çok büyük Barış Manço’nun... Beni yakından tanıyanlar Barış Manço’ya duyduğum hayranlığı çok iyi bilir. Dönelim yine altı-yedi yaşlarıma... Siyah Beyaz televizyonlu yıllarım! Belindeki kalın kemeri, parmaklarındaki gümüş yüzükleri ve uzun saçları ile tanıdım Barış Manço’yu! Git gide hayranlığım arttı. Konuşmalarındaki akıcılık, dünya görüşü, fikirleri, konuşurken vücut dilini kullanmasıyla örnek aldım onu!
Yaz Dostum, Su Üstüne Yazı Yazsan Kalır Mı
Çıkarttığı ilk “Long Play”i “Sarı Çizmeli Mehmet Ağa”yı babama söylediğim gün almadı diye yapmadığım kalmadı. Ertesi gün evimize bir “Sarı Çizmeli Mehmet Ağa” geldi. Hala saklıyorum. Barış Manço’ nun bütün kasetleri, CD leri, albümlerinden oluşan geniş bir arşivim var. Hayatıyla ilgili çıkan haberleri ve kendisi hakkında yazılmış kitapları dahi topladığıma göre arşivim kolleksiyonerlik düzeyine de sıçrıyor.
Yol Verin, Ağalar Beyler
Git gide büyüyen hayranlığım, babamın bana bir sürpriz yapmasına yol açıyordu. Barış Manço ile Galatasaray Lisesi’nden sınıf arkadaşıydılar ve ben o zamana kadar bunu bilmiyordum. Galatasaray Lisesi’nde yatılı okurken, babamla aynı yatakhanede, altlı üstlü yatıyorlar, aynı sınıfta okuyorlar. O yıllarda da müziğe merakı olan Barış Manço, akşam yataklara çekildiklerinde, ranzada altta yatan babama, yeni yaptığı besteleri eline aldığı iki adet kurşun kalemle, ranzanın demirlerine vurarak ritim yapıp dinletiyor. Sabahlara kadar uyumuyorlar. Bunu öğrendikten sonra, babama takılıp, sürekli Galatasaray Lisesi pilav günlerine gitmez miydim artık, ya o gelirse! Yol verin, açılın, onu göreceğim ben...
Hava Ayaz Mı Ayaz Ellerim Ceplerimde
Tanışma ortamı sağlamaya çalışıyordum ama benim gittiğim zamanlarda kendisi gelmediği için tanışamıyorduk. Ne kadar hazindir ki, babamın vefatından sonra tanışabildik. Orta okul yıllarımda, Moda’daki meşhur evine cevap vermeyeceğini umut ederek yolladığım mektubun karşılığında, evinde çekilmiş kendi imzasıyla yolladığı fotoğrafı görünce, çok şaşırdım.
Can Bedenden Çıkmayınca
20 yaşındayken dernek yaşantısı içinde kültür komisyonu başkanlığı yaptığım dönemde, Barış Manço’ nun derneğimize gelerek 300 kişiye söyleşi yaptığı esnada tanışabildik. Evet, sevgili Barış abi benim hayatımda her zaman örnek aldığım ve ölümüyle sarsıldığım en önemli şahsiyetlerden biri...
|