Ana Sayfa | Yaşamım | Sosyal Çalışmalarım | Siyasi Kariyerim | Büyükada Yıllarım | Mesleki Çalışmalarım | Yorumlar | Haberler | Linkler | Fun Club | Galeri | İletişim
   Felaket Rüzgarları Esiyor [S1]  [S2]  [S3]  [S4]  [S5]  [S6]  [S7]  [S8]  [S9]  [S10]  [S11]  [S12]  [S13]  [S14]  [S15]  [S16]

Yaşadığım ilk ve büyük travma; 1985-1986 yılları arasında babamın iflas etmesi oldu. O yaşıma kadar, her şeyi aldıran ve her istediği olan bir çocuk olarak ben, elimizde neyimiz var neyimiz yoksa her şeyimiz gidişini ağlayarak izledim. Bir gün haciz memurlarını karşımda gördüm. Babam evde yoktu, annemle beraberdik. Evimizde ne var ne yoksa hepsini teker teker yazdılar. Kapımıza dayanan kamyona hunharca doldurmaya başladılar. Ağlıyordum deliler gibi ağlıyordum. Kaybedecek zamanım yoktu. Evimiz, imkanlarımız, her şeyimiz ama her şeyimiz gitmişti. Babam yurtdışına çıkmak mecburiyetinde kaldı. Annem eğitimini devam ettirmekte olan iki oğluyla bir başına, o güne kadar çalışma tecrübesi olmayan bir kadın olarak, ortada kaldı. Anneannemin, sobalı Kurtuluş’taki evine taşındık. O tarihlerde en ağır olanı anneannemin bize kira gelirleriyle bakması ve akrabalarımızın verdiği harçlıklarla günümüzü geçirmemiz oldu. Bir taraftan da baba hasreti ağır basıyordu. Çok kötü günlerdi.

Kaybedilenler Ve Yaşama Kuvvetle Tutunma

Babam, o tarihe kadar hep patronluk yapmış bir adamdı, gururlu bir adamdı. Suratındaki o ifadeyi hiç unutamıyorum. O gün, o olayları yaşamış olmak bana hırs kattı. “Ben bu değerleri bir gün kazanacağım ve ailemi en güzel şekilde yaşatacağım” dedim kendi kendime... “Babamın ideallerine ulaşacağım, yapmak istediklerini ben yapacağım” diyordum. Artık daha fazla kararlıydım liseyi bitirecek ama sonra hayata atılacaktım.

Tasarım: M O T O R T U R K